Haritadan İlçelerimiz Hakkında Bilgi Alabilirsiniz >>
ADI
YÜZÖLÇÜMÜ (km2)
KÖY SAYISI
İLÇE NÜFUSU
ADI
YÜZÖLÇÜMÜ (km2)
KÖY SAYISI
İLÇE NÜFUSU
MERKEZ
1482
179
103.340
DOĞANYURT
211
25
9.686
ABANA
33
10
4.349
HANÖNÜ
465
19
5.549
AĞLI
255
13
4.171
İHSANGAZİ
474
23
7.043
ARAÇ
1843
120
24.156
İNEBOLU
388
81
26.780
AZDAVAY
801
49
9.010
KÜRE
499
34
10.202
BOZKURT
296
32
10.149
PINARBAŞI
418
30
5.881
CİDE
693
85
23.055
SEYDİLER
241
15
5.266
ÇATALZEYTİN
318
41
8.468
ŞENPAZAR
246
23
6.492
DADAY
949
60
11.177
TAŞKÖPRÜ
1752
127
43.738
DEVREKANİ
547
54
15.859
TOSYA
1197
52
42.354
İLÇELERİMİZ
Kastamonu’ ya bağlı 19 ilçe bulunmaktadır.
1-ABANA
Bilinen tarihi M.Ö. 2000 yıllarına kadar dayanmaktadır. Tarihteki adı “Abanou
Teikhes” ( Abana Hisarı )dır. Kumsal ve düz bir alan üzerine kurulmuş güzel bir
sahil ilçesidir. 1887 tarihli Nizamname ile Sinop İlinin Ayancık İlçesine bağlı
nahiye olmuş 1889 yılında Kastamonu – İnebolu İlçesine bağlanmıştır. 1949 da
İlçe olmuş1953 te ise tekrar köy olmuştur1968 yılında ise tekrar İlçe
yapılmıştır.
2000 nüfus sayımına göre Merkez nüfusu 3875, Köy nüfusu 755, toplam 4630 dur.
İlçe Merkezi 5 Mahalle ve 10 köyden teşekkül etmektedir.
Sahil İlçe ve kumsalı nedeni ile yazları nüfus yoğunluğu artmaktadır. İl
Merkezine uzaklığı 98 km dir.
İlçede her yıl “Abana Deniz Şenlikleri ve Kültür ve Sanat Festivali””
düzenlenmektedir. Otel, Tatil Köyü ve Ev Pansiyonculuğu ile turizme hizmet
vermektedir. İlçe ekonomisi turizme dayanmaktadır.
Eski dönemlere ait elde edilen bilgilerden, bir çok
uygarlığın bu topraklar üzerinde kurulduğu anlaşılmaktadır. Bölgede Bizanslar,
Danişmentler, Çobanlar, ve Candaroğulları hüküm sürmüştür. Bu dönemlerden
günümüze kadar gelen eser Ağlı Kalesidir. İlçe ormanlık bir bölgeye sahiptir.
Karasal iklim hakimdir. 1918 yılında Belediye teşkilatı kurulmuş, 1990 yılında
İlçe olmuştur. 2000 nüfus sayımına göre toplam nüfusu 4329 olup, İlçe merkezi
3226, Köyleri 1103'tür. İl merkezine uzaklığı 56 km dir.
İlçe ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. İlçe merkezinde her yıl Ağlı
Panayırı düzenlenmektedir.
Mevcut bilgilere göre ilçenin ilk adının “TİMANİTİS” olduğu
söylenmektedir. Bu günkü adını Candaroğulları Beyliği döneminde almıştır.
İl merkezine 44 km uzaklıkta bulunan ilçe Kastamonu – Karabük karayolu
üzerindedir. İlçe ekonomisi tarım ve ormancılığa dayanmaktadır.
Araç’ ın antik yerleşimi ve iskan konusunda ortaya çıkarılmış eserler azdır.
İlçe Merkezinde Bizans döneminden kalan kale Türk – İslam eserlerinden Abdal
Paşa Türbesi ve Kötürüm Beyazıt Camii bulunmaktadır. Yukarı Güney Köyünde
Merdiven Kaya Mezarı ile Direkli Kaya Mezarı bulunmaktadır. 2000 nüfus sayımına
göre toplam nüfusu 24940, İlçe Merkezi 6085, Köyleri 18855 tir.
Azdavay İlçe Merkezinde yerleşimin ne zaman kurulduğuna
dair bilgi bulunmamaktadır. Ancak PAPHLAGONİA lılar döneminde buranın yerleşim
merkezi olarak seçildiği bilinmektedir. İlçenin Kayabaşı, Karakuşlu, Maksut,
Sarnıç Köylerinin Roma ve Bizans dönemlerinde yerleşim merkezleri olduğu yapılan
arkeolojik incelemeler ve bulunan eserler sonucu tespit edilmiştir.
İlçe dağlık, ormanlık bir arazi yapısına sahiptir. Karasal iklim hakimdir.
1946 yılında İlçe ve Belediye olmuştur. 2000 nüfus sayımına göre merkez
nüfusu 3745, köyleri 5544 toplam 9259 dur. İl merkezine uzaklığı 71 km dir. Bir
takım gelenek ve görenekler ile mahalli kıyafetler günlük hayatta
yaşanmaktadır. İlçe ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.
İlçede ilk yerleşimin ne zaman olduğu bilinmemektedir.
Ancak Türklerden önce çok eski yıllarda yerleşim olduğu bazı kalıntı ve bulunan
eserlerden anlaşılmaktadır. İlçe Merkezi Karadenize 2 km uzaklıkta, orman içi
bir yerleşim merkezidir. Keşlik, Sıracaörük, Kocaoğlan, Asarbaşı, Mamatlar,
Gürcü, Bakacaoğlu yaylaları bulunmaktadır. İlçe sahilinde ılıman, iç kesimlerde
karasal iklim hakimdir. 2000 nüfus ayımına göre merkez 5568, Köyleri 4699
toplam 10267 artışa sahiptir.
İl Merkezine uzaklığı 95 km dir. İlçe Ekonomisi orman ve hayvancılığa
dayanmakla birlikte mobilya sanayii önemli bir yar tutmaktadır.
Eski bir yerleşim merkezi olan Cide tarihçi
Homeros’un yaklaşık 2800 yıl önce yazdığı “İl yada” adlı eserinde “Yüksek
Kültürlü Henetlerin yurdundan geçtik, Kiterostan, Aycelostan” sözü geçmektedir.
Aycelos bu günkü Cide, Kiteros ise tabii bir liman olan günümüzde Gideros Koyu
olarak anılan eski bir yerleşim merkezidir.
12 km kumsalı olan Cide, konumu gereği tarih boyunca İpek Yolu üzerinde
önemli bir liman olma özelliğini sürdürmüştür.
İlçe Merkezi Karadeniz’in kıyısında, köyleri iç kesimde dağlık bir arazi
yapısına sahiptir. Kıyıda ılıman iklim, iç kesimlerde ise karasal iklim
hakimdir. 1868 yılında ilçe olmuştur. 2000 nüfus sayımına göre merkez
5795,köyler 17260 toplam 23055 dir. Yaz aylarında merkez nüfusu hayli
artmaktadır. İl merkezine uzaklığı 146 km dir.
İlçede küçük el sanatları imalatı yaygındır. Küçük kahve değirmeni, zurna
bilardo sopası ( ıstaka ), şimşir kaşık önemli ürünlerindendir. Genç kızların ve
kadınların baş örtüsü “Sarı Yazma” bölgeye has özellik taşımaktadır. Sahilinde
Çoban Kalesi, Timle Kalesi, Gazelli Kalesi, Hıdır Kalesi ve Gideros Koyu önemli
kalıntılarıdır.
Çatalzeytin bölgesinin tarihi ilk çağ Anadolusunda
Paflagonya denilen bölge tarihi içinde M.Ö 6. Y. Yıla dayanmaktadır. Paflagonya
tarihinde ilçe merkezinin 5 km batısında bu günkü Konaklı Köyünün bulunduğu
alanda Ginolu ve Limanı küçük bir kıyı kenti olarak görülmektedir. M.Ö. 340
yıllarında yaşayan Yunanlı yazar SKYLAKS buranın adının KORİNOS olarak
belirtmiştir. Diğer tarihçi yazar STRABON ise KONOLİS adıyla belirtmektedir.
Roma ve Bizans dönemlerinde de iskan gördüğü kalıntı ve bulgulardan
anlaşılmaktadır.
Dağlık ve ormanlık bir arazi yapısına sahiptir, sahilde ılıman, iç kesimlerde
karasal iklim hakimdir. 1925 te bucak konumunda olan Çatalzeytin, 1954 yılında
İlçe olmuştur. 2000 nüfus sayımına göre merkez 3452, Köyleri 5060 olmak üzere
8512 nüfusa sahiptir. İl merkezine uzaklığı 98 km dir.
Daday İlçesinin tarihi çok eskiye dayanmakta ancak
kesin bilinmemektedir. 1869 tarihli Kastamonu Salnamesine göre Kastamonu’nun
İlçesi olduğu bilinmektedir. M.S.5.Y.Y yaşayan Herakles “Syenkdemas” adlı
eserinde Daday adının Türk – İslam çağından önce “DADYBRA” olduğundan
bahsetmektedir. Bu kelimenin orman yetişmesine elverişli toprak anlamına geldiği
söylenmektedir. İlçe merkezi adını aldığı Daday Çayı kenarında düz bir alan
olmakla birlikte çevresi ormanlık alanla kaplıdır. Kuzeyinde Ballı Dağ,
Güneyinde Sarıçam Dağları ile çevrilidir. Ballı dağda 350 yataklı sanatoryum
hastahanesi bulunmaktadır.
İlçede karasal Kuzey Anadolu iklimi hakimdir. Daday 1284 yılına kadar
Kastamonu’ya bağlı bir kadılık halinde idare edilmiştir. Bu tarihten sonra İlçe
olmuştur. Atatürk 23 – 31 Ağustos – 1925 te “ Şapka ve Kıyafet İnkılabı”
dolayısıyla Kastamonu’ya geldiğinde İlçeyi ziyaret etmiş ve Köpekçioğlu
Konağında misafir edilmiştir.
İlçe ekonomisi tarım - hayvancılık ve ormancılığa dayalıdır. 2000 nüfus
sayımına göre İlçe Merkezi 5181, Köyleri 6588 olmak üzere toplam 1769 tur. İl
Merkezine uzaklığı 32 km dir.
Eski bir yerleşim merkezi olan Devrekani höyük
ve harabeleri, çeşme ve camileri ile arkeolojik yönden zengindir. 1990 yılında
Kırık Köyünde bulunan ve 1994 – 1997 yılları arasında yapılan arkeolojik kazılar
sonrası çıkan buluntu ve kalıntılar sonucu M.Ö. 3000 yılına kadar gitmekte olup,
üzerinde Hitit devrine ( M.Ö. 1330 – 1200 ) Frig devrine (M.Ö. 1200 – 700 ) ait
yerleşim olduğu anlaşılmaktadır.
Kastamonu İsfendiyaroğulları ve Candaroğullarının merkezi iken bilhassa
Candaroğlu İsmail Bey yaz aylarını Devrekani de geçirmiştir. Bu dönemlerde
geçici konaklama yeri olarak görüldüğü için “Devlet Hanı” olarak
isimlendirildiği, zamanla Devrekani olarak isimlendirildiği rivayet
edilmektedir.
Kurtuluş savaşı başlarken Devrekani’ de Müftüoğlu Mehmet Bey önderliğinde
Devrekani Müdaafa – i Hukuk Cemiyeti Kurulmuş. 23 – 31 Ağustos 1925 Kastamonu
Ziyaretlerinde Atatürk 28 Ağustosta İlçeyi ziyaret etmiş, Bozkocatepe –
Kurukavak Köyünde ormanlık bir alanda Müftüoğlu Mehmet Bey’ in çiftliğinde
misafir edilmiştir.
İlçe Kastamonu’nun kuzeyinde İsfendiyar Dağlarının güneyinde bir ova
görünümündedir. Ekonomisi tarıma dayalıdır. 1880 yılında Belediye, 1944 yılında
İlçe olmuştur. 2000 nüfus sayımına göre 6843 merkez, 9680 köyleri olmak üzere
toplam 16523 nüfusa sahiptir. İl merkezine uzaklığı 29 km dir.
Doğanyurt iskelesinin başında deniz kenarında
bulunan Meset Kalesinin izlerinden İlçenin eski bir yerleşim merkezi olduğu
anlaşılmaktadır. Doğanyurt tarihi, İnebolu İlçesi tarihi ile birlikte
geçmektedir. Sahil kesiminde değişik kavim ve milletlerin iskan yeri olmuştur.
Osmanlı döneminde 1846 yılında “Hoşalay” adı ile bucak teşkilatı kurulmuştur.
Aynı yıl karakol teşkilatı kurulmuş, Cumhuriyetin ilanından sonra Hoşalay adı
Meset olarak değiştirilmiştir 1962 yılında çıkan kanunla “Doğanyurt” olarak
isimlendirilmiştir. 1990 yılında İlçe olmuştur.
2000 nüfus sayımına göre merkez 1475, Köyleri 8196olmak üzere toplam 9761
dir. Arazi dağlık ve engebeli, orman bitki örtüsü ile kaplıdır. Ekonomisi
sınırlı olarak orman ve tarıma dayalıdır. Balıkçılık önemli bir gelir
kaynağıdır. Kış mevsimlerinde kara avcılığı da yapılmaktadır. İl merkezine
uzaklığı 124 km dir.
İlçenin yerleşimi Kızılırmak’ ın bir kolu olan Gökırmak
vadisi üzerinde kurulmuştur. “Hanönü” ismi İlçe merkezinde bulunan tarihi handan
gelmektedir. İlçe oluncaya kadar “Gökçeağaç” ismi ile anılmıştır1990 yılına İlçe
olmuştur. Çevresi yüksek tepelerle çevrili olup, Gökırmak kenarında küçük
ovaları mevcuttur. Karasal iklim hakimdir.
Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Çeltik üretimi yapılmaktadır.
Kastamonu’ nun en önemli yatırlarından, türbesi şehir merkezinde bulunan Şeyh
Şaban – ı Veli İlçenin Çındar Köyünde M.1471 yılında doğmuştur. İlçede mayıs ayı
ilk haftasında “Şeyh Şaban – ı Veli Anma Haftası” Ekim ayının ilk haftası
Panayır düzenlenmektedir.
2000 nüfus sayımına göre merkez 2536, Köyleri 3106 olmak üzere toplam 5642
dir. İl merkezine uzaklığı 69 km dir.
İlçenin ilk yerleşim tarihi bilinmemektedir. Eski ismi
“Mergüze” dir. Ilgaz Dağının kuzey eteklerinde kurulmuştur. Karasal iklim
hakimdir. İlçe ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Son yıllarda İlçede
tekstil üzerine ilçede atölyeler kurulmuştur.
İlçenin İsalar Mahallesinde bulunan Haraçoğlu Camii ve Türbesi tarihi ziyaret
yeridir. Günümüzden yaklaşık 800 yıl kadar önce İran – Horasan’ dan gelen
Türklerden Hoca Saadettin Efendi tarafından Nakşibendi dergahı olarak kurulan
türbede, ilk şeyh olan Hoca Saadettin Efendi tarikattan ulemalar ve sülaleden
yakınları bulunmaktadır.
1987 yılında İlçe statüsüne girmiştir. 2000 nüfus sayımına göre merkez 3124,
köyleri 3919 olmak üzere toplam nüfusu 7043 tür, il Merkezine uzaklığı 37 km dir.
İlk kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir.
Çeşitli milletler tarafından kıyı kolonisi olarak eski adı “Poyranah”şimdiki adı
“Boyranaltı” mahallesinde kurulduğu mevcut kale kalıntılarından anlaşılmaktadır.
İlçenin ilk adı “İONOPOLİS”tir. Selçuklu devrindeki bu günkü ismini almıştır.
Bazı bilgilerde M.Ö. 1200 yıllarında Gaskalar tarafından kurulduğu
söylenmektedir. Kurtuluş savaşı sırasında silah, cephane, ve diğer malzemeler
Anadolu’ya İnebolu üzerinden sevk edilmiştir. 9 Haziran 1921’de Yunan Savaşı
sırasında limana gelerek silah ve cephanelerin teslim edilmesini istemişler
teslim edilmemesi üzerine İnebolu’yu bombalamışlardır.
Bu olayı İnebolu kendisini savunmuş “9 Haziran Şeref ve Kahramanlık Günü”
olarak her yıl kutlama yapılmaktadır. Bu savunma nedeni ile 4 Nisan
1924tarihinde T.B.M.M. kararı ile “Beyaz Şeritli İstiklal Madalyası” ile
ödüllendirilmiştir.
Şapka Kıyafet İnkılabı nedeni ile Kastamonu’ya geldiğinde Atatürk İlçeyi’ de
ziyaret etmiştir. ( 25 Ağustos 1925 ) İnebolu sahil ilçesi olması nedeni ile
Karadeniz iklimi hakimdir. Arazisi denizden itibaren ormanlarla kaplıdır. Dağlar
arasındaki vadilerde azda olsa tarım yapılmaktadır. Bunun yanında balıkçılıkla
uğraşanların sayısı hayli fazladır. 1 temmuz günü “Denizcilik ve Kabotaj
Bayramı” kutlamaları yapılmaktadır. İlçe merkezi kentsel sit alanıdır. 347
tescilli yapı bulunmaktadır.
Abeş Tepesi ve Geriş Tepesi Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillidir.
İnebolu’nun ne zaman ilçe olduğu hakkında çelişkili bilgiler bulunmakla beraber
1867 veya 1873 tarihlerine ilçe olduğu söylenmektedir. 2000 nüfus sayımına göre
İlçe merkezi 9478, köyler 17302 olmak üzere toplam 26780 dir. İl merkezine
uzaklığı 97 km dir.
Küre Karadeniz’e paralel uzanan Küre Dağlarının iç
kesimlerinde dağın yamacında kurulmuş eski bir ilçedir. İlçede bulunan Doğanlar
Kalesi M.Ö. 1700 – 1100 yıllarında yapılmıştır. İlçenin en canlı döneminin Fatih
döneminde olduğu bilinmektedir. Küre’nin tarihi hayat damarı olan Bakır madeni
buradan Edirne’ye getirilerek İstanbul’un fethinde kullanılan topların dökümünde
kullanıldığı kayıtlara geçmiştir.
Candaroğulları ve Osmanlı Döneminde bakır madeni dolayısı ile ekonomik durumu
gayet iyi olan yerleşim merkezinde Kültür ve Sanat üst seviyeye çıkmıştır. Ancak
1893 ve 1913 yıllarında çıkan iki büyük yangın eserlerin yok olmasına
bazılarının da tahribine yol açmıştır.
Kastamonu ile birlikte Milli Mücadelede yer almış, Ecevit bölgesi ikmal
merkezi olarak kullanılmıştır. Cenevizliler döneminden beri işletilen bakır
yatakları Osmanlı döneminde en parlak dönemini yaşadığı için İlçenin adı ;
Osmanlı Döneminde “Küre-i Nuhas” Bakır ocağı adı verilmiştir. Küre orman içi
yayla turizmi içinelverişli ve tabii güzellikleri olan bir ilçedir. Başlıca
mesire yerleri Masruf, Ersizler Dere mevkiidir.
Yaralıgöz Dağı eteklerindeki kanyon görülmeye değer yerlerdir. Ekonomisi dar
ve kısıtlı alanlarda yapılan tarım, ormancılık ve madenciliğe dayalıdır. Küre
1926 yılında İlçe Olmuştur. 2000 nüfus sayımına göre 3891 merkez, 4311 köyleri
olmak üzere 10202 nüfusa sahiptir. İl merkezine uzaklığı 61 km dir.
Pınarbaşı ve çevresinde tarih öncesinden itibaren
bir çok kavim ve milletler yaşamıştır. Kaynak ve buluntular, Roma, Bizans ve
Çobanlar hakimiyetlerini göstermektedir. Çobanların hakimiyeti 1460 yılında
Osmanlı İmparatorluğuna katılarak İmparatorluk sınırları içinde kalmıştır. Eski
adı “Erkamle” olan bu günkü Çam Kışla Köyü, Çatalca Köyü Roma ve Bizans
dönemlerinde yerleşim merkezi olmuştur.
İlçe merkezinde ve köylerinde örf ve adetler hala yaşamakta ve
yaşatılmaktadır. Günlük yaşantılarda ve iş hayatında mahalli kıyafetler hala
kullanılmaktadır. Ilıca köyünde bulunan Roma Dönemi “Ayazma” da ılık su hala
mevcuttur. Aynı köyde Devrekani Çayı üzerinde şelale görülmeye değer yerlerdir.
İlçenin Sümenler Köyü sınırları içinde Sorkun yaylası yakınında bulunan dağlık
alanda Ilgarini Mağarası turizm için önemli bir potansiyel arz etmektedir.
Pınarbaşı 1988 yılında İlçe olmuştur 2000 yılı nüfus sayımına göre 2835
merkez, 3619 köyleri olmak üzeri toplam 6452 nüfusa sahiptir. İl merkezine
uzaklığı 92 km dir.
İlçenin tarihi bilinmemekle, İlçe Merkezinde
bulunan “Seyid Zülfikar Camiinin” minaresinin M.1112 yılında yapıldığı tespit
edilmiştir. Cumhuriyet döneminden önce Seydiler’ in yerleşim yeri olarak
“İpekyolu” üzerinde olması dolayısı ile İlçedeki tarihi camiinin yanında
kervansaray, dev hanı, hamam, mevcut olduğu bilinmektedir. Cumhuriyetin ilk
yıllarında karayolu taşımacılığının ilerlemesi, İnebolu deniz taşımacılığının
azalması ile Kastamonu İpek Yolunun önemini yitirmesinden sonra hanlar,
hamamlarda tahribe ve yıkıma maruz kalmıştır.
Kurtuluş Savaşında 1921 de İlçenin Satı Köyünden Şerife Bacı cephane yüklü
arabası ile şubat ayında Kastamonu girişinde donarak şehit olmuştur. Bu olaydan
dolayı Şehit Şerife Bacı Kurtuluş Savaşında Türk Kadınını sembolize ederek
simgeleşmiştir.
Halime Çavuş (Karabıyık) da cephane ile Sakanya Cephesine kadar gitmiş
İnebolu’nun bombalanmasında ayağından yaralanmış, Atatürk tarafından kabul
edilmiş başka bir simgedir. İlçe ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.
Karasal iklim hakimdir. 1991 yılında ilçe olmuştur. 2000 nüfus sayımına göre
merkezde 3225, köylerde 2012 olmak üzere toplam 5237 nüfusa sahiptir. İl
merkezine uzaklığı 31 km dir.
Şenpazar’ın hangi tarihten beri yerleşime açık olduğu
bilinmemektedir. Halk arasındaki rivayetlerde, çevrede bulunan yapı ve mezarlık
kalıntılarına göre Bizans Dönemine kadar uzandığı sanılmaktadır.
İlçe ekonomisi azda olsa tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Harmangeriş
Köyünde şimşir ağacından çatal, kaşık gibi el sanatları yapılmaktadır. Doğa
güzellikleri görülmeye değer yerlerdir. Eski kültür ve gelenekler, kıyafetler
özel günlerde olduğu gibi günlük yaşantıda da devam etmektedir.
İlçede karasal iklim hakimdir. 1988 yılında ilçe olmuştur. 2000 nüfus
sayımına göre 2678 merkezde, 3814 köylerde olmak üzere toplam 4692 nüfusa
sahiptir. İl merkezine uzaklığı 100 km dir.
Anadolu Roma İmparatorluğu tarafından istila
edildikten sonra, askeri ve mülki olarak teşkilatlanmış Anadolu’ yu 18 Ayrı
bölgeye ayırmıştır. Bu 18 “Fem” den biride “Paphlagonia”dır Paplagonya
çevresinde yapılan araştırmalarda “Paleolotik” devirlere kadar inilmiştir. Bölge
M.Ö. 73 – 72 yıllarında Roma İmparatorluğunun eline geçmiştir.
Paflagonya bölgesini Roma idaresi altında teşkilatlanmasını sağlamak için
atanan Pompeus M.Ö. 64 yılında bu günkü Taşköprü İlçesinin kuzeyinde buluna yeni
şehri inşaa etmiştir. İsmine izafeten şehre “Pompeipolis” adı verilmiş; Eyalet
merkezi yapılmıştır. M. 1213 yılında Selçuklu Hükümdarı Alaaddin Keykubat’ ın
Umereasından Hüsamettin Çoban’ ın Kastamonu ve çevresini zaptetmesi ile Şehir
Türk hakimiyetine girmiştir.
Osmanlı döneminde gelişimini sürdürmüş ve kadılık olarak idare edilmiştir.
Adını aldığı Gökırmak üzerinde kurulu “Taşköprü” M. 1366 yılında Celaleddin
Beyazıt ( Kötürüm Beyazıt ) adına yaptırılmıştır.
Pompeipolis’te yapılan kazılar sonucu çıkarılan eserler Kastamonu Müzesine
getirilmiştir müzede teşhir edilmektedir. İlçe ekonomisi Gökırmak Vadisi
çevresinde ova oluşması nedeni ile ağırlıkla tarıma dayanmaktadır. En çok
sarımsak, pancar, kendir ve hububat ekimi yapılmaktadır. Ürünleri Kastamonu
Şeker Fabrikasında ve Taşköprü SEKA’ da işlenmektedir.
Taşköprü 1868 yılında ilçe olmuştur 2000 yılı nüfus sayımına göre merkez
16946, köyleri 27267 olmak üzere toplam 44213 nüfusa sahiptir.
İlçenin kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber, tarih
sürecinde bir çok millet ve kavmin yaşamasına sahne olmuştur. İlçenin Bizans
döneminden önceki adı “Zooka” dır. Bizans dönemindeki adının “Daceia” olduğu
bilinmektedir. İlçe halkının Orta Asya dan göç ederek bu bölgeye yerleşen
Turanlılar olduğu tespit edilmiştir. Kurtuluş Savaşında İnebolu’dan Anadolu’ya
cephane taşımasında Tosya halkı da büyük katkıda bulunmuştur.
İlçe ekonomisi Devrez Çayı çevresinde yoğun olmak üzere tarıma dayalıdır.
Daha çok Çeltik (pirinç) ve diğer hububat üretimi yanında bağcılık yaygındır.
Kiremit – Tuğla ve mobilya sanayii de ilçede önemli yer tutmaktadır.
Tosya 1935 yılında ilçe olmuştur. 2000 nüfus sayımına göre 27849 merkez,
19097 köyleri olmak üzere toplam 46946 nüfusa sahiptir.