Küre'nin
tarihi ilk çağın derinliklerine kadar uzanmaktadır. Çeşitli devirlere ait
buluntular Küre'de Gotlar, Etiler, Dorlar, Paflagonyalilar Kimmerler, Lidyalilar,
Iranlilar, Kapadokyalilar, Romalilar, Bizanslilar, Danismendliler, Çobanlilar,
Pervaneliler, Candarogullari gibi çeşitli kavimlerin İlçemizde medeniyet
kurduklarını göstermektedir.
İlçemiz Karadonu Köyü hudutları içerisinde bulunan Doğanlar Kalesi'nin
Paflagonyalilar tarafından M.Ö. 1100-700 yılları arasında yapıldığı
sanılmaktadır. Paflagonyalılar Friglerin bir kolu olup bu bölgeye kendi adlarını
vermiş. O zamandan beri Kastamonu ve yöresine Paflagonya denilmektedir. Küre’de
bulunan maden tünel ve araçların Roma madencilerinin kullandığı boyut ve biçimde
yapıldığı ifade edilmektedir.
Küre uzun süre Bizans Egemenliği altında kaldıktan sonra sırasıyla Çobanoğulları, İsfendiyaroğulları ve Candaroğulları egemenlik kurmuşlardır.1460 yılında Osmanlı İmparatorluğuna katılmıştır.
Küre en canlı ve mamur devrini tarihte l300 ile 1500 yılları arasında yaşamıştır. Bu devirlerde ilçedeki bakir madeninin faal bir şekilde işletildiği, bu arada ilçeye kültür yönünden bir çok eser yaptırıldığı bu gün o devirlere ait gerek ayakta kalabilen gerekse yıkıntıları bulunan tarihi eserlerden anlaşılmaktadır. Bunların başında Camiler,Medreseler ve Hamamlar gelmektedir. İlçemizin en önemli tarihi eseri bu gün hala ayakta ve ibadete açık durumda bulunan 1455 yılında yaptırıldığı sanılan ( Molla) Şemsettin Camisidir ki Akşemsettin Camisi diye de anılmaktadır. Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan bu eserin yanında bir medrese ve bu medreseye ait bölgede bir çok vakıf eserinin bulunduğu bilinmektedir.
Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethettiğinde kullandığı topların bakırları
Küre’den getirilmiştir. İki milyon ton tutarındaki maden cürufları yapılan
kazılarda bulunan künk su boruları madenin o çağlardan bu yana kullanıldığının
göstergesidir. Bu gün hala İstanbul’un fethinde kullanılan topların üzerinde
Küre-i Nühas adı okunmaktadır. Küre-i Nühas kasabanın Türk-İslam
çağındaki ismidir. Kelime anlamı “Bakır Ocağı”dır.
Kurtuluş savaşında Kastamonu ve çevresinin çok büyük emekleri ve şerefli bir
yeri vardır. Aynı ilin evlatları olan Küreliler de bu savaşa aynı inanç ve
fedakarlıklarla ve Küre Müdafaayı Hukuk Cemiyetini kurmuşlardır.
Kurtuluş savaşının kazanılmasından sonra Atatürk’ün yaptığı inkılapları
benimseyen ve destekleyen yerlerden birisi de Küre olmuştur. Şapka devrimi
sırasında 25 Ağustos 1925 günü Atatürk Küre’yi ziyaret etmiş ve Küre halkı
tarafından coşkuyla karşılanmıştır. Akabinde de Atatürk tarafından Küre 1926
yılında ilçe haline getirilmiştir.